| |
Yabancılaşıyoruz kendimize. Artık kuşlar da yuva yapmıyor. Kentin kuvvetli rüzgarı alıp götürüyor bizi... Kulak kesiliyoruz derinlere. Kaybetmek istemiyoruz dostluklarımızı sadece... Kuştepe'ye bağlıyken bile ayrıksı bir yanıyla duruyor, Mahalle. Yıldız istimlakıyla başlıyor serüven. Yaşam, o çamur deryaları içinde suyu-kanalizasyonu olmayan yere, insanların yavaş yavaş gelmesiyle başlıyor. İkiz tepelerden birisi daha fazla duramadan ayrılıyor. Kardeşçe, birbirine bakarak...
Adını Abide-i Hürriyet anıtından alıyor. Yıl 1956. O günkü Devlet Bakanı Dr. Cemil Bengü, mahallemize üç yerde çeşme kurdurarak suyunu sağlıyor. Caddemiz adını ondan alıyor. Derken Mahallemizin ilk muhtarı oluyor büyüğümüz Selahattin Şiranlı. (Bugün artık aramızda yok.) Ardından uzun yıllar görev yapacak olan Şeref Gültekin. Anadolu'dan göç alan güzel İstanbulumuz yadigarlarını atıyor mahallemize. Yavaş yavaş şenleniyor mahallemiz.
Kuştepe'den 1963'de ayrılıyor. Hudutlar çiziliyor. Hudut sokağımız adını buradan alıyor. Bugün Sevim sokağımızın olduğu yer o zamanlar kömür tevzii yeri. Taşocağı olan yer (Adını alan sokaklarımız var). Yeniçağ İlkokulu ile Hürriyet Ortaokulu oluyor. (Şu an adı Refet Angın ilköğretim Okulu} Savaş sokağımız adını burada bulunan askeri birlikten alıyor. Ziya Paşa İlköğretim Okulu'nun bulunduğu yer sürücü eğitim alanı. Eğitim sokağımız adını buradan alıyor. Camimiz, adını Kıbrıs'ta şehit düşen Cengiz Topel'den alıyor. Mahallemizin kurulmasında emekleri geçmiş olan Hayri Gültekin, Cengiz topel vakfı kurucusu ve başkanlığını yapan Turgut Çilingiroğlu,Hizmetlerini unutmadığımız Şakir Sukas,Mustafa Cevahir, Dursun Ali Kasar, İbrahim Kasar, Dursun Kaya, Yakup Kurtiş, Ahmet Kartal, Salim Tuncer, Ali Eratıl, Osman Cevahiroğlu, Hüseyin Cevahiroğlu, Lütfü Mutlu, Hamza Koç, Osman Özbey, Araş Güvercin, Musa Kaya, İbrahim Fazlıoğlu, Zeynel Irmak,Azam Deveci anacağımız isimler arasında. Cengiz topel Camii'nin arazisini bağışlamış olan Niyazi Aytok'u anmadan geçmek olmaz.Hürriyet ilkokulu'nun kuruluşunda emeği geçen ve müdürlük yapan Hakkı Erdem de kaybettiğimiz değerlerden...
Çuhadaroğlu ilköğretim Okulu'nun bulunduğu yerde ikiz barakalar eğitime evsahipliği yapıyordu. Amerikan süt tozu, beslenme saatinin içeceği idi o zamanlar. Bir de barakaların hemen yanı başında dispanserimiz... Emektarı şimdi aramızda olmayan Düriye Teyzemiz vardı. Yine mahallemizin kurulmasında çok önemli hizmetlerde bulunmuş, Hürriyet ilkokulunun baraka zamanlarında okul aile birlikleklerinde görev almış,güzelleştirme derneğinin kurulmasına öncülük etmiş,ve o zamanlar sokak çeşmelerinin yapılmasına yardımcı olmuş,Mehmet Canik ve Ömer Yılbaşı'nın emekleri unutulamaz.Artık hiç biri aramızda değil. Spor kulüplerimizle, yazlık sinemalarımızla, bahçeli evlerimizle cana yakın insanlarımızla bir başka güzeldi mahallemiz. Bugün onca yaşanmışlıklara yitip gidenlere karşın hala bu özelliğini kaybetmiyor.Yine dayanışmacı, yine vefakar, yine cana yakın. Artık çok katlı binalar, yapılar, mahallemizin çehresi. Güzelim İstanbul'umuzu soldurmaya başladığı gibi bizi de solduruyor çarpık kentleşme. Azalıyor yeşil alanlarımız, oyun yerlerimiz. Ama yine de güzel bizim mahallemiz tüm ihtişamı ve insanıyla... RECEP YILBAŞI
| |