ELELE KADIN DERGİSİ'NİN MUHTARIMIZ SAYIN RECEP YILBAŞI İLE YAPTIĞI RÖPORTAJ
       

ImageHürriyet Mahallesi muhtarı sayın Recep Yılbaşı ile keyifli bir söyleşi yaptık. Sayın muhtarımız, derneğimizin kuruluşundan bu yana katkı ve desteklerinizi bizlerden hiç esirgemediniz.Bu vesile ile size  dernek olarak bir kez daha teşekkür ederek sözlerimize başlamak isteriz.

 

El ele: Belki klasik bir soru olacak ama  ne kadar zamandır muhtarlık yapıyorsunuz ve neden muhtar olmak istediniz,ve biraz da kendinizi tanıtırmısınız.

 

RecepYılbaşı-Muhtar:Öncelikle bizler sizlere teşekkür etmeliyiz.Çok güzel bir dernek çalışması yapıyorsunuz.Kadın sorunlarından yerel sorunlara,dayanışma faaliyetlerinden eğitim sorunlarına kadar bir dizi çalışmayı gerçekleştiriyorsunuz.Tabi ki bizler yapılan her güzel çalışmanın yanında yer alırız.

Amacımız mahallemizde de kadına dair sorunlara el atılması.Bir kadın derneği olarak mahallemizde yer almanızda ayrıca bir şans.Henüz birkaç aylık bir dernek olmanıza karşın oldukça mesafe katettiniz.Çıkardığınız kadın dergisi de çok önemli bir işlev görmekte.

Şimdi muhtarlık meselesine gelirsek bizim ikinci dönem  muhtarlığımız bu.ilki 1989-1994 dönemi idi.Halkımız, aradan geçen on yılın ardından bize yeniden teveccüh gösterdi.Yeri gelmişken sizin aracılığınızla halkımızın bize duyduğu bu güvene ve desteğe bir kez daha teşekkür ederim.

Elbette bizim muhtar olmamızın bir çok etkeni var.Bizler bu mahallede doğup büyüdük. Daha güler yüzlü bir mahallede bir arada yaşamak,farklı kültürleri,inançları ile hep birlikte barış ve kardeşlik içerisinde olmak.Ama sadece bu değil unutulmaya yüz tutmuş mahallelik olgusunu yeniden canlandırmak.Daha dayanışmacı,birlikte bir hayat sürmek.Kısaca bunları söylemek yeterli sanırım.

Kendimle ilgili söyleyebileceğim, Hürriyet Mahallesinde doğdum. Mahallemi çok iyi tanıyorum. Esnaflık yaptık. Gençlik yıllarımdan bu yana hep siyasetin içinde olduk. Özgürlük ve eşitlik hep temel felsefemiz oldu. Evli ve iki çocuk babasıyım.

 

El ele: Bu mahallelilik olgusunu biraz açarmısınız. Ne demek istediniz?

 

Recep Yılbaşı-Muhtar: Biliyorsunuz belki, mahallemiz 1940-50 lı yıllarda kuruluyor.Yıldız istimlakından gelenler oluyor,Anadolu’muzun çeşitli vilayetlerinden büyüklerimiz gelip  yerleşiyor.yavaş yavaş kuruluyor mahallemiz, derken Hürriyet ilkokulu o zamanlar baraka şeklinde ve Ziya paşa ilkokulu.O dönemler komşuluk ilişkileri,yardımlaşmalar,birlikte pikniklere gitmeler,daha bir başka.Anadolu’nun içinden gelen insanlar barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşıyor.Mahalle baskısı yok.Farklı kültürler bir arada dayanışma içerisinde.Ailede bir kişinin çalışması yetiyor,çocuklarını okutabiliyor.

Bu günlerde  bu mümkün mü. Mahallemiz de giderek nüfusun artması ve çok katlı binalarla çehresinin değişmesi. Adeta birer beton yığınına dönmesi. Tabi İstanbul’un gelişip büyümesi kent hayatının o yüksek temposu, giderek geçim sıkıntıları,çok katlı binalar ister istemez bizleri birbirimize ve mahallemize karşı yabancılaştırıyor.İşte bu yoğun koşuşturma içinde bizler yeniden komşuluk ilişkilerini derinleştirmek,var olan dayanışmacı yönümüzü ve arkadaşlık ilişkilerimizi açığa çıkarmak bunun için uğraşıyoruz.

Yani mahallesine sahip çıkmak, Bu yönde çok önemli mesafeler katettik.

 

El Ele: Nedir bunlar.Belediye ile ilişkileriniz nasıl.Bu dönem neler yaptınız kısaca anlatırmısınız.

 

Recep Yılbaşı-Muhtar :Kadın derneği mesela.Kadına dair bir çalışma yapılıyor.Özgün bir alan.Mahallemiz sahipleniyor. Bu çok iyi bir şey. Kimsenin göz hapsinde olmadığı bir mahalle de birlikte yaşama kültürü söylemeye çalıştığımız. Sadaka kültürü ile değil dayanışmacı bir kültür bizim söylediğimiz. Mahalle baskılarının olmadığı herkesin birbirine saygısı ve güveni olduğu bir şey bu.

Göreve geldiğimizde belediye başkanı ile görüşmemizde mahallemizin sorunları bir bir aşma konusunda birlikte neler yapabiliriz bunları konuştuk. Mahallemizde yapılacak işleri  birlikte değerlendirip sonuca gitmeye çalışıyoruz. Belediye başkanının mahallemizden olması da ayrı bir şans. Bunu da en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Dört yıldır da çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz.

 Neler yaptığımıza gelince bu çok uzun olur. Ama şöyle başlıkları ile değinelim.Daha en başta söylemem gerekir ki bu çalışmaları başta azalarımız olmak üzere arkadaşlarımızla dostlarımızla birlikte sürdürmekteyiz.Çok katılımlı bir çalışma.Halkımızla paylaşıyoruz,yerinde inceliyoruz,tabii güzel işler çıkıyor ortaya.Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etmeliyim.

Biliyorsunuz hizmet binamızın 27 mart 2004 öncesi durumu malum.Bir yanda işyerleri öte yanda sağlık ocağı ve muhtarlık.Asansör kullanılamıyor.İşyerinin tekelinde.Sağlık ocağı olmak üzere bina neredeyse harabe durumda.Bir de bugün ki durumu var.Herkesin malumu. Hizmet binamız sağlık ocağı ile,kadın sağlığı merkezimizle,meslek kursları ile,internet  bilgi evi ile yenilenmiş yangın merdiveni ve asansörü ile mahallemize yakışır bir hizmet binası.Günde ortalama 700-800 kişinin girdiği bir mekan.Bu mekanın oluşmasında bizlere katkı ve desteklerini esirgemeyen mahalle esnaflarımıza sonsuz teşekkürler.

Belediye ile girdiğimiz iyi ilişkiler sayesinde kapalı spor salonundan,onlarca sokağımızın kilit taşı yapılmasına,onlarca sokağımızın açılmasına,mahallemizin trafiğinin bir nebze rahatlaması amacı ile Eğitim sokaktan Çağlayan kavşağına bağlantı yapılmasına,yine taşocağı caddesi ile kurşun sokak yol bağlantısına,bir çok sokağın alt yapısının sağlanmasına,Eğitim sokaktaki kamyoncuların kaldırılmasına dair bir dizi çalışma yapıldı.Yine yanı  başımızda bedaş’taki dostlarımızla görüşmelerimiz sonucunda onlarca sokağın aydınlatılması,havai hatların yer altına alınmasını sayabiliriz.Yine bildiğiniz üzere kaldırılmış olan Eminönü otobüs hattını seferlerine yine başlatmış olduk.Okullarımıza,camilerimize,spor kulüplerimize çalışmalarında yardımcı olduk olmaya devam ediyoruz.yine sosyal yardımlaşma fonu vasıtasıyla ve mahallemiz işverenleri ile dayanışma faaliyetlerimizi sürdürdük.Yeşil kart ihtiyacı olan komşularımıza yardımcı olduk.Hiç kimseyi ayırmadık,ayırmıyoruz.

Söylemiştim bu mahalle bizim doğup büyüdüğümüz mahalle.ayrıca mahallemizi internet ortamına taşıdık. Bu çalışmalarımızı daha iyi takip etmek için www.hurriyetmahallesi.net adlı sitemize bakabilirler.Ayrıca bu sitede istek ve şikayetleri anında değerlendirmeye çalışıyoruz.

 

El ele:Birde çocuk şenliği yaptınız buna değinmediniz.Bizde oradaydık çok güzel çok coşkulu bir çocuk şenliği oldu.Bu şenlik fikri nasıl oluştu,bu şenlikte neydi amacınız biraz anlatırmısınız.

 

Recep Yılbaşı-Muhtar: Sonunda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Evet Hürriyet Mahallesi bahara merhaba çocuk şenliği ile amacımız çocuklardan hareketle savaşsız barış içinde olan bir dünya özlemi.Bu etkinlikle çocuklarımızın daha sağlıklı,bilinçli,eğitimli bir çocukluk dönemi geçirmesi belki de.Öyle değil mi.Şöyle bir baksanıza etrafınıza.Bilgi çağında yaşıyoruz.Bilgiyi ne kadar paylaşıyor çocuklarımız.Kaç çocuğumuz yararlanıyor teknolojik değişimden.Bir yanda yoksulluk öte yanda yoksunluk.Çocuklarımız bir aradalıktan uzak. Mafya dizileri vs. Geleceğe güvenle bakan ezberci değil araştırıcı-sorgulayıcı  bir nesil oluşturmak durumundayız. Bu şenlik buna hizmet eder mi diye düşündük. Çocuklar hem eğlensin,bir arada arkadaşlık ilişkileri içinde resme,sanata,müziğe daha duyarlı olsun.Yani daha bilinçli bir çocukluk evresi.Bu çok önemli.Kuşkusuz yapılacak çok şey var. En başta eğitim sistemimiz, çocuklarımızın gelişim süreçlerine dair çalışmalar.

Evet sizin de söylediğiniz gibi güzel etkili ve coşkulu bir şenlik oldu. Bu şenlik muhtarlık bazında öğrendiğimiz kadarı ile bir ilk. Bu şenlik bir festival havasında idi.Çocuklarımız için hemen her şeyi düşündük.sihirbaz gösterilerinden tiyatroya,jonklör gösterisine drama sanatına dair bir çok şey.Yüzlerce çocuğumuzun birlikte resim yapması görülmeye değerdi.Çocuklarımızın çamurla buluşmaları ise ayrı bir güzellikti.Binlerce çocuğumuzun yeme içmelerini düşünmüştük tabiî ki.Bu şenlik ilk deneyimizdi bizim.Elbette eksiklerimiz oldu.Bunları değerlendiriyoruz.Bu şenlikte yine yanımızda olan değerli esnaflarımız teşekkür etmeliyim.Okul müdürlerimize,sahne ve ses düzenini bize veren Kağıthane belediyesine ve tabii size de.El ele kadın dayanışma derneği üyeleri çok güzel destek verdiler bu etkinliğe.Çok emek sarfettiler.Burada azalarımıza dost ve arkadaşlarımıza görev yapan  tüm dostlarımıza tek tek teşekkür etmeliyim.Son olarak bu fikri iki yıldır bize öneren Ferhat arkadışımıza da ayrıca teşekkür etmeliyim.Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.Bu etkinliğe gün içerisinde 2500-3000 kişi katıldı.Bu çok büyük bir rakam.Mahallemiz bir başka güzeldi o gün.Rengarenk balonlar ve kırlangıçlar arasında ne kadar da şirindi bizim  çocuklarımız.

El ele:Şenlik sonrası ne tür tepkiler aldınız.Başka projeleriniz varmı.

Recep Yılbaşı-Muhtar:Çok güzel tepkiler aldık.Mahallemizde bu güne kadar böyle bir etkinliğin olmadığı söylendi.Aileler çocuklarının çok mutlu olduklarını söylediler.Mahallemizdeki birlikteliğin güzel bir örneğini oluşturduğumuz için  gittiğimiz her yerde övgüler almaktayız.Bu çok güzel tabii.Okulları dolaşıyorum.Mahalleyi dolaşıyorum çocuklarımız etrafımızı sarıyor gelecek sefere görevli önlüğünü kendilerinin giymek istediklerini söylüyorlar.Bu çok güzel bir duygu.Çocuklarımızın mutlu olması bizleride mutlu ediyor.Seneye yapılacak etkinlikte katkı sunmaya hazır esnaflarımız.Bize gelerek bunları ifade ediyorlar.Tabii çok teşekkür ediyoruz.Evet önümüzde yapmak istediğimiz çalışmalarımız var.Aslında çok da geç kaldık.Biliyorsunuz olası bir İstanbul depremi bizleri bekliyor.İzmit ve Düzce depremleri hafızalarımızda ki tazeliğini koruyor hala.Bu nedenle arama-kurtarma çalışmaları yapmak ve her türlü afette yardımımıza koşabilecek eğitimli 50 kişilik bir ekip oluşturmayı hedefliyoruz.Bunun için MAG (Mahalle Afet Gönüllüleri vakfı) ile görüşmelerimiz oldu.Bu da çok önemli bir çalışma olacak mahallemiz için.Belki Kağıthane nin diğer mahallelerine de yayılır bu çalışma.

 

El ele:Son söz olarak ne söylemek istersiniz.

 

Recep Yılbaşı-Muhtar:  İnsana ve doğaya dair bütün güzelliklerin içselleşmesi, dayanışmacı yanın ve hoşgörünün kaybolmadığı savaşsız, çocukların öldürülmediği, yaşanılabilir güzel bir dünya. Güler yüzlü bir mahallede el ele demiştik. Mahallemizin değişen yüzü ile el ele yürümeye devam ediyoruz.